Beyin sisi (brain fog) klinik tıpta bağımsız bir tanı değil, çoklu mekanizmalı bir semptom kompleksidir. Hasta tipik olarak şunları tarif eder: dikkati toplamada zorluk, kelime bulamama (anomi), kısa süreli hafıza zayıflığı, "düşüncelerin akmadığı" hissi, mental yorgunluk, multitask yapamama, "kafamda bir cam var" ifadesi. Standart laboratuvar tetkikleri çoğu zaman sınırlar içinde kalır; bu hastanın yaşadığını yansıtmaz.
Beyin sisi tablosunun altında üç ana mekanizma sıklıkla birlikte iş görür: (1) Düşük dereceli nöroinflamasyon — sistemik inflamasyonun mikroglia aktivasyonu üzerinden beyne yansıması. (2) Mitokondriyal disfonksiyon — beynin enerji ihtiyacını karşılayamayan ATP üretimi. (3) Bağırsak-beyin ekseni disregülasyonu — disbiyozis ve geçirgen bağırsağın santral sinir sistemine sinyal etkisi.
Bu üç motorun ötesinde değerlendirilmesi gereken ek eksenler vardır: glimfatik sistem yetersizliği (uyku-bağımlı beyin atık temizliği), insülin direnci ve "Tip 3 diabet" (beynin glukoz alımındaki yetersizlik), hormonal dalgalanma (perimenopozal sis, postpartum sis, tiroid disfonksiyonu), çevresel toksin yükü (özellikle ağır metaller, küf-mikotoksin), bozucu alanlar (kronik dental, sinüs odakları), HPA aksı disregülasyonu.
COVID Sonrası Sendrom sonrasında popülasyon düzeyinde belirgin artmış sıklığı, beyin sisini artık klinik öncelik kazanmış bir bulgu haline getirmiştir. Bütüncül perspektif; beyin sisini "stresten" veya "yorgunluktan" diye geçiştirmek yerine, çoklu eksenli haritalama ile yaklaşır.